Cinsel Saldırı Suçu

Cinsel Saldırı Suçunda Avukatın Önemi

Cinsel Saldırı Suçunun kanuni yorumlaması yapılırken bu yazımızda ceza avukatı Ömer Faruk AYDIN tarafından klasik ceza hukuku öğretilerinden de yararlanarak öncelikle lafzi yorum, devamında amaçsal ve tarihsel yorum metodları kullanılmıştır. 

Bu suç kapsamında yürütülen mahkeme kovuşturması, sarkıntılık hariç, cezanın değeri itibariyle Ağır Ceza Mahkemeleridir. Ağır Ceza Mahkemeleri 1 Başkan, 2 Üye Hakimden oluşmaktadır ve duruşmalarda
Cumhuriyet Savcısı hazır bulunmaktadır. Ceza duruşmalarında sözlülük ilkesi geçerli olup bu sebeple duruşma sırasında sarfedilen cümleler lehe ve aleyhe birçok sonuç doğurmaya elverişlidir. Bu sebeple sanık, mağdur, şikayetçi, katılan olarak duruşmalara yaptığınız katılımlarda ceza avukatının öğütlerini harfiyen yerine getirmeniz kesinlikle yararınıza olacaktır.

Öncelikle kanun maddesi yorumuna geçmeden şunu ifade etmeliyim ki;

Cinsel Saldırı suçu ile isnad edilen bir kimsenin hukuki yorum ve kişiye özgü vakıanın hukuki nitelendirilmesi
hususlarında bir yardım alması çok önemlidir, zira gerçekte bu suç kapsamına girmeyen bir vakıanın sehven bu kapsama alınması ve buna ilişkin cezanın verilmesi, geriye dönüşün olmadığı sonuçlar yaratabilmektedir.

Yine bu suçun mağduru olan kimsenin, yaşanılan vakıayı doğru tespit ve ifadesi, şikayetten beklenen faydanın sağlanması noktasında çok değerlidir.

Kanun yorumuna gelecek olursak, birinci fıkrada “cinsel davranışlarla bir kimsenin vücud dokunulmazlığını ihlal etmek” olarak yapılan tanım, eski adıyla ırza tasaddiyi ifade etmektedir. Buna göre fail, şehevi hareketlerle mağdurun cinsel özgürlüğüne saldırmalıdır. Cinsel Saldırı Nedir? diyecek olursanız basit olarak cinsel saldırı için şehvet duygusu ile mağdurun vücuduna fiziksel temas şarttır diyebiliriz. 

Fiziksel temas olmaksızın yapılan cinsel davranışlar (söz ya da hareket) cinsel taciz suçunu oluşturur. Yani cinsel taciz ile cinsel saldırı birbirinden çok kesin çizgiler ile ayrılır. Cinsel saldırı suçu basit hali ile 5 – 10 yıl
hapis cezasını öngörmektedir burada cezanın belirlenebilmesi için suç, basit ve nitelikli halleri ile değerlendirilmelidir. Bununla birlikte ağırlaştırıcı nedenler de kanun maddesinde belirtilmiştir. Yine yazımız içerisinde de kısaca ifade
edilmiştir.

Bu noktada ırza tasaddi (cinsel davranışla vücud dokunulmazılığının ihlali) nedir sorusu gündeme gelir. Gerçekten de bu hususta kanun maddesi açık bırakılmış, burada hangi fiilin ırza tasaddi olup olmadığının değerlendirilmesi,
bilimsel görüşlere bırakılmıştır. Burada hukukçu-sosyolog-psikolog uzmanlardan görüş alınması, yargılamanın seyri açısından çok değerlidir. Cinsel özgürlüğe saldırıda fail ile mağdurun aynı cinsten ya da farklı cinsten olması,
suçun oluşması yönünden önemli değildir. Madde yeni düzenleme ile cinsel özgürlüğe saldırı hususunda önemli bir ayrıma gitmiş ve “cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir”
ibaresini kanun maddesine eklemiştir. Bu ekleme ile cinsel suçlar kapsamında suçun ve cezanın ağırlığı noktasında şu sıralama oluşmuş oldu: ırza geçme – ırza tasaddi – sarkıntılık – cinsel taciz.

Bu noktada cinsel taciz ile sarkıntılık ifadelerinin anlaşılması ve hukuki nitelendirilmesinin yapılması noktası çok zorlaşmış oldu. Bu konuda Yargıtay kararları bizlere yol gösterici olacaktır. Dolayısıyla yaşanılan olayın
sarkıntılık(cinsel saldırı suçu kapsamında) mı yoksa cinsel taciz suçu mu olduğunun ayrımı için hem Yargıtay kararları hem hayatın olağan akışı yönlerinde değerlendirilmeye alınmalıdır. Çünkü sarkıntılık için
öngörülen ceza 2-5 yıl, cinsel tacizin cezası 3 ay – 2 yıl hapistir. Cinsel saldırının sarkıntılık düzeyinde kalmasına gerçek hayattan örnekler verecek olursak, yanaktan veya enseden öpmek, toplu taşıma araçlarında cinsel amaçla
sürtünmek, mağdurun kıyafetlerini açmaya-indirmeye çalışmak, mağdurun cinsel organına, bacaklarına dokunmak, omzuna el atmak, belinden tutmak, mağdura sarılmak vesaire..

Maddenin ikinci fıkrasında, cinsel saldırının bir başka türü olan ırza geçme yani halk dilinde tecavüz suçu düzenlenmektedir ve suçun ilgili fail tarafından işlendiği sabit olursa cezanın alt sınırı 12 yıl
hapis olarak belirlenmiştir. Yani, olayın yaşanış şekli ve birçok sebeple bu ceza üst bir sınır olmaksızın arttırılabilir.

Irza geçme yani tecavüz için maddede kullanılan, “vücuda organ veya sair bir cisim sokulması” ibaresi eleştiriye ve yoruma çok açıktır. Öncelikle şu hususların kanun içerisinde açıklaması yoktur; vücuda organ sokmak ne demektir? Fail, mağdurun ağzına şişe sokarsa ırza geçme yani tecavüz gerçekleşecek midir? Aslında bu suçun temelinde, cebir ve şiddet kullanmak suretiyle ve şehvet hissiyle mağdurla cinsel ilişkiye girmek eylemi cezalandırılmak istenmiştir. Bu noktada kanun maddesinin yetersizliği sebebiyle failin, mağdurun cinsel organına veya ağzına kalem, şişe vb. madde sokarsa bu fiil ırza geçme – tecavüz olarak sayılabilir mi sorusu akıllara gelmektedir.

Irza tecavüzün eşe karşı işlenmesinin cezalandırılması Türk hukukunda yeni olup bu durum da mağdur olan eşin şikayetine tabii kılınmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, bazı haller, cezayı ağırlaştırıcı neden olarak kabul etmiştir. Burada şu husus önemlidir. Yukarıda da ifade ettiğim üzere, bu maddede ırza geçme (tecavüz), ırza tasaddi ve sarkıntılık suçları düzenlenmiştir. Bu bakımdan söz konusu ağırlaştıcı nedenler her üç suç için de geçerlidir.

Maddenin üçüncü fıkrasının yorumlanması noktasında hukukçu bakış açısı çok önemlidir. Zira örneğin “beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişi” kimdir? “Kamu görevi, vesayet, hizmet ilişkisi” nedir? “Nüfuzun kötüye kullanılması, nüfuz” nedir, koşulları nelerdir? “kan hısımlığı, kayın hısımlığı” dereceleri neye göre belirlenir ve nedir? “silah” nedir? Basit bir bardak bile silah olabilir mi? Azmettiren kişinin varlığı halinde bu durum suçun birden fazla kişi ile işlendiğini mi gösterir? Azmettiren kime denir? Toplu olarak yaşama zorunluluğundaki ortamlar nerelerdir? Bu suçun necitesi itibariyle ağırlaştırılmış hali nedir ve nasıl uygulanır?

O Halde Cinsel Saldırıyı Nasıl Tespit Edebiliriz?

Tüm bu hususların tek tek değerlendirilmesi ve açıklanması bu yazımıza sığamayacak düzeydedir. Çünkü her bir husus bir başka hukuki nitelendirme sorunu doğurmakta ve tüm bunların uzun uzun ifade edilmesi,
hukuk eğitimi almamış vatandaşların kafasını çok karıştırmaktadır. Dolayısıyla cinsel saldırı gibi çok ciddi bir suç için tavsiye alacağınız kişinin hukuk eğitimi almış olması gerekmekte, bununla kalmayıp cinsel suçlar noktasında
çalışmalar yapmış olması gerekmektedir. Adana Ağır Ceza Avukatı olarak bu hususta teknik destekler sağlamaktayız.

Gelelim madde kapsamındaki fiillerin bazı infaz ve usuli sonuçlarına;

Cinsel Saldırı suçunda çok istisnai bir durum dışında adli para cezasına çevirme yapılamaz. Bu istisna da 15 yaşından küçük bir failin sarkıntılık fiilini işlemesi durumudur. Bunun dışındaki bir durumda suçun cezası adli para cezasına çevrilemez.

Yine cinsel saldırının sarkıntılık dışındaki hallerinde HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) uygulanamaz.

Bununla birlikte cezanın ertelenmesi de yalnızca sarkıntılık fiili durumunda gerçekleşir. Diğer cinsel saldırı hallerinde cezanın ertelenmesi mümkün değildir.

Cinsel saldırı suçlarında uzlaştırma ve şikayetten vazgeçme konusuna gelecek olursak, burada şöyle bir farklılık söz konusu; sarkıntılık fiilinin yanında eşe karşı işlenen nitelikli cinsel saldırı (tecavüz) fiilleri şikayete tabidir.
Burada şu önemlidir ki sarkıntılık halinde şikayet süresi 6 aydır. Diğer cinsel saldırı halleri re’sen kovuşturulur (halk dilinde kamu davası). Bu sebeple sarkıntılık ve eşe karşı işlenen tecavüz fiillerinde uzlaştırma
mümkün olup diğer cinsel saldırı hallerinde uzlaştırma veya şikayetten vazgeçme(davanın düşmesi anlamında) mümkün değildir. Cinsel saldırının bu iki hal dışındaki durumlarında mağdurun “ben şikayetçi değilim” demesi, ceza davasının devamını etkilemeyecektir.

Sarkıntılık suçunda fiilin işlenmesinden itibaren 6 ay içinde mağdur tarafından şikayet hakkı kullanılmış ise, dava zamanaşımı 8 yıldır. Diğer tüm cinsel saldırı suçlarında dava zamanaşımı 15 yıl olarak uygulanır. Dava zamanaşımının
ne olduğunu konusunda detaylı bilgiye ilgili yazımızda ulaşabilirsizin.

Adana Ceza Avukatı

Avukat Ömer Faruk AYDIN

Adana Ceza Avukatı

Ömer Faruk AYDIN

İletişim İçin

  • Reşatbey Mah. 62017 Sk. No:32 Yağmur Apt. K:3 D:5 Seyhan/ADANA
  • 0544 236 5909
  • destek@omeraydin.av.tr

Cinsel Saldırı Suçunda Avukatın Önemi

Cinsel Saldırı Suçunun kanuni yorumlaması yapılırken bu yazımızda ceza avukatı Ömer Faruk AYDIN tarafından klasik ceza hukuku öğretilerinden de yararlanarak öncelikle lafzi yorum, devamında amaçsal ve tarihsel yorum metodları kullanılmıştır. 

Bu suç kapsamında yürütülen mahkeme kovuşturması, sarkıntılık hariç, cezanın değeri itibariyle Ağır Ceza Mahkemeleridir. Ağır Ceza Mahkemeleri 1 Başkan, 2 Üye Hakimden oluşmaktadır ve duruşmalarda
Cumhuriyet Savcısı hazır bulunmaktadır. Ceza duruşmalarında sözlülük ilkesi geçerli olup bu sebeple duruşma sırasında sarfedilen cümleler lehe ve aleyhe birçok sonuç doğurmaya elverişlidir. Bu sebeple sanık, mağdur, şikayetçi, katılan olarak duruşmalara yaptığınız katılımlarda ceza avukatının öğütlerini harfiyen yerine getirmeniz kesinlikle yararınıza olacaktır.

Öncelikle kanun maddesi yorumuna geçmeden şunu ifade etmeliyim ki;

Cinsel Saldırı suçu ile isnad edilen bir kimsenin hukuki yorum ve kişiye özgü vakıanın hukuki nitelendirilmesi
hususlarında bir yardım alması çok önemlidir, zira gerçekte bu suç kapsamına girmeyen bir vakıanın sehven bu kapsama alınması ve buna ilişkin cezanın verilmesi, geriye dönüşün olmadığı sonuçlar yaratabilmektedir.

Yine bu suçun mağduru olan kimsenin, yaşanılan vakıayı doğru tespit ve ifadesi, şikayetten beklenen faydanın sağlanması noktasında çok değerlidir.

Kanun yorumuna gelecek olursak, birinci fıkrada “cinsel davranışlarla bir kimsenin vücud dokunulmazlığını ihlal etmek” olarak yapılan tanım, eski adıyla ırza tasaddiyi ifade etmektedir. Buna göre fail, şehevi hareketlerle mağdurun cinsel özgürlüğüne saldırmalıdır. Cinsel Saldırı Nedir? diyecek olursanız basit olarak cinsel saldırı için şehvet duygusu ile mağdurun vücuduna fiziksel temas şarttır diyebiliriz. 

Fiziksel temas olmaksızın yapılan cinsel davranışlar (söz ya da hareket) cinsel taciz suçunu oluşturur. Yani cinsel taciz ile cinsel saldırı birbirinden çok kesin çizgiler ile ayrılır. Cinsel saldırı suçu basit hali ile 5 – 10 yıl
hapis cezasını öngörmektedir burada cezanın belirlenebilmesi için suç, basit ve nitelikli halleri ile değerlendirilmelidir. Bununla birlikte ağırlaştırıcı nedenler de kanun maddesinde belirtilmiştir. Yine yazımız içerisinde de kısaca ifade
edilmiştir.

Bu noktada ırza tasaddi (cinsel davranışla vücud dokunulmazılığının ihlali) nedir sorusu gündeme gelir. Gerçekten de bu hususta kanun maddesi açık bırakılmış, burada hangi fiilin ırza tasaddi olup olmadığının değerlendirilmesi,
bilimsel görüşlere bırakılmıştır. Burada hukukçu-sosyolog-psikolog uzmanlardan görüş alınması, yargılamanın seyri açısından çok değerlidir. Cinsel özgürlüğe saldırıda fail ile mağdurun aynı cinsten ya da farklı cinsten olması,
suçun oluşması yönünden önemli değildir. Madde yeni düzenleme ile cinsel özgürlüğe saldırı hususunda önemli bir ayrıma gitmiş ve “cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir”
ibaresini kanun maddesine eklemiştir. Bu ekleme ile cinsel suçlar kapsamında suçun ve cezanın ağırlığı noktasında şu sıralama oluşmuş oldu: ırza geçme – ırza tasaddi – sarkıntılık – cinsel taciz.

Bu noktada cinsel taciz ile sarkıntılık ifadelerinin anlaşılması ve hukuki nitelendirilmesinin yapılması noktası çok zorlaşmış oldu. Bu konuda Yargıtay kararları bizlere yol gösterici olacaktır. Dolayısıyla yaşanılan olayın
sarkıntılık(cinsel saldırı suçu kapsamında) mı yoksa cinsel taciz suçu mu olduğunun ayrımı için hem Yargıtay kararları hem hayatın olağan akışı yönlerinde değerlendirilmeye alınmalıdır. Çünkü sarkıntılık için
öngörülen ceza 2-5 yıl, cinsel tacizin cezası 3 ay – 2 yıl hapistir. Cinsel saldırının sarkıntılık düzeyinde kalmasına gerçek hayattan örnekler verecek olursak, yanaktan veya enseden öpmek, toplu taşıma araçlarında cinsel amaçla
sürtünmek, mağdurun kıyafetlerini açmaya-indirmeye çalışmak, mağdurun cinsel organına, bacaklarına dokunmak, omzuna el atmak, belinden tutmak, mağdura sarılmak vesaire..

Maddenin ikinci fıkrasında, cinsel saldırının bir başka türü olan ırza geçme yani halk dilinde tecavüz suçu düzenlenmektedir ve suçun ilgili fail tarafından işlendiği sabit olursa cezanın alt sınırı 12 yıl
hapis olarak belirlenmiştir. Yani, olayın yaşanış şekli ve birçok sebeple bu ceza üst bir sınır olmaksızın arttırılabilir.

Irza geçme yani tecavüz için maddede kullanılan, “vücuda organ veya sair bir cisim sokulması” ibaresi eleştiriye ve yoruma çok açıktır. Öncelikle şu hususların kanun içerisinde açıklaması yoktur; vücuda organ sokmak ne demektir? Fail, mağdurun ağzına şişe sokarsa ırza geçme yani tecavüz gerçekleşecek midir? Aslında bu suçun temelinde, cebir ve şiddet kullanmak suretiyle ve şehvet hissiyle mağdurla cinsel ilişkiye girmek eylemi cezalandırılmak istenmiştir. Bu noktada kanun maddesinin yetersizliği sebebiyle failin, mağdurun cinsel organına veya ağzına kalem, şişe vb. madde sokarsa bu fiil ırza geçme – tecavüz olarak sayılabilir mi sorusu akıllara gelmektedir.

Irza tecavüzün eşe karşı işlenmesinin cezalandırılması Türk hukukunda yeni olup bu durum da mağdur olan eşin şikayetine tabii kılınmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, bazı haller, cezayı ağırlaştırıcı neden olarak kabul etmiştir. Burada şu husus önemlidir. Yukarıda da ifade ettiğim üzere, bu maddede ırza geçme (tecavüz), ırza tasaddi ve sarkıntılık suçları düzenlenmiştir. Bu bakımdan söz konusu ağırlaştıcı nedenler her üç suç için de geçerlidir.

Maddenin üçüncü fıkrasının yorumlanması noktasında hukukçu bakış açısı çok önemlidir. Zira örneğin “beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişi” kimdir? “Kamu görevi, vesayet, hizmet ilişkisi” nedir? “Nüfuzun kötüye kullanılması, nüfuz” nedir, koşulları nelerdir? “kan hısımlığı, kayın hısımlığı” dereceleri neye göre belirlenir ve nedir? “silah” nedir? Basit bir bardak bile silah olabilir mi? Azmettiren kişinin varlığı halinde bu durum suçun birden fazla kişi ile işlendiğini mi gösterir? Azmettiren kime denir? Toplu olarak yaşama zorunluluğundaki ortamlar nerelerdir? Bu suçun necitesi itibariyle ağırlaştırılmış hali nedir ve nasıl uygulanır?

O Halde Cinsel Saldırıyı Nasıl Tespit Edebiliriz?

Tüm bu hususların tek tek değerlendirilmesi ve açıklanması bu yazımıza sığamayacak düzeydedir. Çünkü her bir husus bir başka hukuki nitelendirme sorunu doğurmakta ve tüm bunların uzun uzun ifade edilmesi,
hukuk eğitimi almamış vatandaşların kafasını çok karıştırmaktadır. Dolayısıyla cinsel saldırı gibi çok ciddi bir suç için tavsiye alacağınız kişinin hukuk eğitimi almış olması gerekmekte, bununla kalmayıp cinsel suçlar noktasında
çalışmalar yapmış olması gerekmektedir. Adana Ağır Ceza Avukatı olarak bu hususta teknik destekler sağlamaktayız.

Gelelim madde kapsamındaki fiillerin bazı infaz ve usuli sonuçlarına;

Cinsel Saldırı suçunda çok istisnai bir durum dışında adli para cezasına çevirme yapılamaz. Bu istisna da 15 yaşından küçük bir failin sarkıntılık fiilini işlemesi durumudur. Bunun dışındaki bir durumda suçun cezası adli para cezasına çevrilemez.

Yine cinsel saldırının sarkıntılık dışındaki hallerinde HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) uygulanamaz.

Bununla birlikte cezanın ertelenmesi de yalnızca sarkıntılık fiili durumunda gerçekleşir. Diğer cinsel saldırı hallerinde cezanın ertelenmesi mümkün değildir.

Cinsel saldırı suçlarında uzlaştırma ve şikayetten vazgeçme konusuna gelecek olursak, burada şöyle bir farklılık söz konusu; sarkıntılık fiilinin yanında eşe karşı işlenen nitelikli cinsel saldırı (tecavüz) fiilleri şikayete tabidir.
Burada şu önemlidir ki sarkıntılık halinde şikayet süresi 6 aydır. Diğer cinsel saldırı halleri re’sen kovuşturulur (halk dilinde kamu davası). Bu sebeple sarkıntılık ve eşe karşı işlenen tecavüz fiillerinde uzlaştırma
mümkün olup diğer cinsel saldırı hallerinde uzlaştırma veya şikayetten vazgeçme(davanın düşmesi anlamında) mümkün değildir. Cinsel saldırının bu iki hal dışındaki durumlarında mağdurun “ben şikayetçi değilim” demesi, ceza davasının devamını etkilemeyecektir.

Sarkıntılık suçunda fiilin işlenmesinden itibaren 6 ay içinde mağdur tarafından şikayet hakkı kullanılmış ise, dava zamanaşımı 8 yıldır. Diğer tüm cinsel saldırı suçlarında dava zamanaşımı 15 yıl olarak uygulanır. Dava zamanaşımının
ne olduğunu konusunda detaylı bilgiye ilgili yazımızda ulaşabilirsizin.

Adana Ceza Avukatı

Avukat Ömer Faruk AYDIN

Adana Ceza Avukatı

Ömer Faruk AYDIN

İletişim İçin

  • Reşatbey Mah. 62017 Sk. No:32 Yağmur Apt. K:3 D:5 Seyhan/ADANA
  • 0544 236 5909
  • destek@omeraydin.av.tr
Bu Yazıyı Oylayın

This Post Has One Comment

Bir cevap yazın

KAPAT
Hemen Arayın